<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>Dorukcan.Com - Forum konuları için özet akışı..</title><link>http://www.dorukcan.com</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>Dorukcan@Dorukcan.com</webMaster><copyright>2oo8-2o10 © Copyright Dorukcan.com</copyright><language>tr-TR</language><item><title>EVET Mİ ?? HAYIR MI ??</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-6089-evet_mi_hayir_mi.html</link><description>EVET ARKADAŞLAR YüZYILIN SORUSU NU SORDUM SİZCE HANGİSİBİZİM İçİN EN HAYIRLISI :)...</description><author>suleymano</author><category>Okunma: 50</category><pubDate>30.Ağu.2010 02:29:11</pubDate></item><item><title>Gözbebeğimsin</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-6088-gozbebegimsin.html</link><description>GözbebeğimsinbodyText' style='margin: 0cm 0cm 6pt'>Karanlıgın soguk ve dilsiz duvarlarına senin mutluluklarının figürlerini ciziyorum..Islak kaldırımları senin tatlı sesinle asındıroyum..Günese kapalı tüm bedenimin sevgi perdelerini araladım senin günesi andıran gül yüzüne..Sevdigim..seninle actım günese ve umuda gözlerimi...Yitirdigim günesi senin yüzünde buldum.Susamıstım sevgiye...Kana kana ictim sevgini..Nefesim daralırken senin mutluluklaında huzur buluyorum...Azgın dalgaların hırcınlıgında senin huzurlu kalbine sıgınıyorum..Kuruyan kalbimin corak cöllerine gözbebeklerimden süzülen nazenin gözyaslarını bıraktım.Umudu tohum, sevgini günes bilip dünyann en güzel cicegini ektim kalbimin corak topraklarına...İçimde acaba kurur mu diye bir süphe yok .Eger seninle aynı sevgiyi paylasıyorsak ve ayrı kentlerin aynı sabahında aynı sevdaya uyanıyorsak ve iki ayrı bedende tek kalp olup seviyorsak birbirimizi bu cicek her zaman büyüyecek.Sevgimizle ve yarınlarımızdaki umutlarımızla mutlulukla...</description><author>Murat</author><category>Okunma: 9</category><pubDate>28.Ağu.2010 23:09:38</pubDate></item><item><title>Sitem Etmedim</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-6080-sitem_etmedim.html</link><description>Sitem EtmedimBırakıpta gittin diye,Sana sitem etmedimkiAteşlere attın diye,Sana sitem etmedimkiEllerim boş kaldı diyeümitlerim soldu diyeHergünüm dert doldu diyeSana sitem etmedimkiGerçek aşkta sitem olmazSeven kalpler böyle yapmazHiç bir zaman unutulmazSana sitem etmedimkiGit mesut ol hayatındaBeni getirme aklınaMutluluklar benden sanaSana sitem etmedimkiEl sözüne kanıp durmaHayatına darbe vurmaBenden zarar gelmez sanaSana sitem etmedimkiGeçmişini unut gitsinGeleceğin parlak seninRabbim sana huzur versinSana sitem etmedimkiRamazan Karataş ...</description><author>Murat</author><category>Okunma: 10</category><pubDate>26.Ağu.2010 21:39:51</pubDate></item><item><title>Fuzuli - Ruhi Atışması</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-6009-fuzuli_ruhi_atismasi.html</link><description>Fuzuli - Ruhi Atışmasıİki büyük düşünür ve şair Fuzuli ve Ruhi devrin padişahının sarayında bir davete icabet etmişler. Eften püften şeylerle kopmayacak dostlukların adamı olan bu iki arkadaş, cennetten bi köşevari sarayın muhteşem güzel bahçesinde dolaşırlarken; Şair Ruhi 'nin aklına muziplik gelmiş;RUHİ : Ya Fuzuli dostum, şu cennet gibi bahçenin, şu güzel çiçeklerin içinde, şu gözalıcı işlemeli duvarların dibindeki o uyuz it 'i görüyormusun?FUZULİ : Görüyorum ya Ruhi ?!RUHİ : İşte o it bu sarayda fuzuli !!!atılan taşı tekrar gediğine koymak için bir an düşündükten sonra;FUZULİ : Doğru söylersin ya Ruhi... Sıkacaksın şu itin bogazını çıkacak içinden ruhi !!!...</description><author>Murat</author><category>Okunma: 48</category><pubDate>15.Ağu.2010 13:34:20</pubDate></item><item><title>Klavyeden Çıkan Resimler</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-6003-klavyeden_cikan_resimler.html</link><description>_________________00_00_________________ ________________00___00________________ _______________00_____00_______________ ______________00_______00______________ _____________00_________00_____________ 00000000000000___________00_000000000000 __00________ DORUKCAN____________00_ ____00____________________________00___ ______00________ COM __________00______ ________00____________________00________ __________00_____MURAT______00________ _________00__________________00________ ________00________0000________00_______ _______00_______00____00_______00______ ______00_____00__________00_____00_____ _____00___00________________00___00____ ____0000________________________0000___ ___000____________________________000__Bu Konu Murat Tarafından 15.Ağu.2010 10:57:56 Tarihinde Düzenlendi...</description><author>Murat</author><category>Okunma: 240</category><pubDate>15.Ağu.2010 10:54:15</pubDate></item><item><title>BİLGİSAYAR ALDIM</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5998-bilgisayar_aldim.html</link><description>BİLGİSAYAR ALDIMTeknoloji dedim, bilgisayar aldım. O da yetmedi internete bağlandım PC Personel Computer demekmiş anladım WEB sayfası hazırlamaya başladım Arkadaş dedi chat denen bir şey var Karşında milyonlarca insan var Arada çıksa da bir kaç davar Bu alemde çok şey var Buldum bir script yükledim bilgisayara İşin yoksa kanal kanal kız ara Yakışıklıyım diye gel de anlat bunlara Fotoğraf da yok ki göndereyim de inansınlar bana Sonunda buldum bir kız inandı bana Olmuşum gözünde bir numara Ben oldum Mecnun o oldu Leyla Bu aşk bitmez dedim gitse de mezara Aşkım için gece gündüz bekledim Belki gün gelir, evleniriz dedim Telefonumu verdim aramasını bekledim Gün geldi GAY olduğunu öğrendim Leyla dediğim çıktı Kerem Bundan sonra ben neylerim Utanmadan bir de yollamış resim Bu CHAT ten kaçtı hevesim Arkadaşlar gülsün dursun, Ben uğruna yediğim BANlara yanarım Zaten olsaydı birazcık şansım Sanal alemde OP (@) olarak doğardım Belki bir Alman, bir de İngiliz tavlardım Gel zaman, git zaman bir kız...</description><author>Mavi_Ay</author><category>Okunma: 30</category><pubDate>04.Ağu.2010 09:52:13</pubDate></item><item><title>Hayatımızdaki ‘küçük’ şeyler..</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5993-hayatimizdaki_‘kucuk_seyler.html</link><description>Hayatımızdaki ‘küçük’ şeyler.. Küçük bir beden, çoğu kez büyük bir ruha yataklık edermiş.-Ufak balıklar daha lezzetli olurmuş.-Ateşe küçük odunlar atılırsa alevler artarmış, büyük odunlar alevi söndürebilirmiş.-Sağanak dediğimiz, küçük damlalardan ibaretmiş.-Ufacık bir yağmur, kocaman bir toz bulutunu yok edebilirmiş.-Muazzam bir aydınlık, küçük bir delikten görünebilirmiş.-Büyük bir geminin batmasına, küçük bir delik yetermiş.-çok veren malından, az veren canından verirmiş.-Yükte hafif olmak, pahada ağır olmaya engel değilmiş.-Deve büyükmüş ama ot yermiş, şahin küçükmüş ama et yermiş.-İnsan küçük bir adama iyiliği dokunduğu zaman cömertliği öğrenebilirmiş.-Büyük makineleri küçük çarklar çalıştırırmış.-Büyük adamın büyüklüğü devam ediyorsa bunun sebebi; onun küçük adamlara gösterdiği özenmiş. -Bazen büyük bir aşkı başlatan, küçük bir gülümseme imiş.-Büyük yazıları yazmak için küçük noktalar, virgüller gerekirmiş.-Büyük olaylar kolay unutulsa bile, sevdiğinle geçen küçük an'lar unutulma...</description><author>Mavi_Ay</author><category>Okunma: 28</category><pubDate>02.Ağu.2010 19:55:53</pubDate></item><item><title>Yaşamın Yankısı</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5992-yasamin_yankisi.html</link><description> Yaşamın Yankısı Bir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlarmış. Birden çocuğunayağı takılıp düşüyor ve cani yanıp “AHHHHH”diye bağırıyor.İleride bir dağın tepesinden “AHHHHH” diye bir ses duyuyor ve şaşırıyor. Merak ediyor ve - ''Sen kimsin?'' diye bağırıyor. Aldığı cevap 'Sen kimsin?' oluyor. Aldığı cevaba kızıp - ''Sen bir korkaksın!'' diye tekrar bağırıyor. Dağdan gelen ses 'Sen bir korkaksın!' diye cevap veriyor.çocuk babasına dönüp - ''Baba ne oluyor böyle?'' diye soruyor. - ''Oğlum'' der babası, ''Dinle ve öğren!'' ve dağa dönüp ''Sana hayranım!'' diye bağırıyor.Gelen cevap ''Sana hayranım!'' oluyor. Baba tekrar bağırıyor, ''Sen muhteşemsin!''Gelen cevap; ''Sen muhteşemsin!'. çocuk çok şaşırıyor, ama halen ne olduğunu anlayamıyor.Babası açıklamasını yapıyor: - ''İnsanlar buna yankı derler, ama aslında bu yaşamdır. Yaşam daima sana senin verdiklerini geri verir. Yaşam yaptığımız davranışların aynasıdır. Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev! Daha fazla Şefkat istediğinde,...</description><author>Mavi_Ay</author><category>Okunma: 44</category><pubDate>02.Ağu.2010 19:26:28</pubDate></item><item><title>Kanka Birlik Felsefemiz</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5975-kanka_birlik_felsefemiz.html</link><description>Kanka Birlik FelsefemizKorkmayacaksın!! Alacaksın Eline Baltanı Kılıcını, Tokmağını Savaşacaksın... Kimseye Boyun Eğemeyeceksin, Birliğinden Kimseninde Eğmesine Müsade Etmeyeceksin, Profil Kabadayısı Olmayacaksın, Klavye Kabadayısı Olmayacaksın, Mesajlarınla Asıp Kesmeyeceksin; Askerinle Keseceksin, Mancınığınla Yıkacaksın..! Birlik Arkadaşın İçin Bütün Askerini Feda Edebileceksin, Güveneceksin Güven Vereceksin.. Sadece Düşmana Değil Dostlarada İhtiyacın Olacağını Bileceksin, Dostlarının İyi Niyetini Suistimal Etmeyeceksin. Bencil Olmayacaksın, Birlikçe Yapılan Saldırılara Katılacaksın.. En önemlisi Bunun BİR OYUN OLDUĞUNU UNUTMAYIP KARAKTERİNİ BOZMAYACAKSIN....</description><author>Oguz</author><category>Okunma: 37</category><pubDate>11.Tem.2010 21:04:22</pubDate></item><item><title>Srebrenitsa soykırımının 15. yıldönümü</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5971-srebrenitsa_soykiriminin_15_yildonumu.html</link><description>Srebrenitsa soykırımının 15. yıldönümüBosna-Hersek'teki savaşta 1995 tarihinde 8 bin erkeğin katledildiği Srebrenitsa'da, soykırımın 15. yıl anma törenleri, kurbanların mezarlarının bulunduğu Potaçari'de geniş katılımla yapılıyor.SREBRENİTSA (A.A) - Avrupa'nın İkinci Dünya Savaşından sonra yaşadığı en büyük trajedi olan Srebrenitsa soykırımının 15. yıldönümünde, yine hüzün ve gözyaşı hakim... Boşnak aileleri erkeksiz, çocukları babasız, anneleri evlatsız bırakan bu soykırımın acısı, aradan geçen 15 yıla rağmen hiç dinmedi. Bir zamanlar evlatları ve kocalarıyla yaşadıkları mutlu hayatı ansızın yok edilen Srebrenitsalı kadınları yalnız bırakmamak için on binlerce Boşnak törenlerin yapılacağı alanda bir gün öncesinden toplanmaya başladı. Etrafı ormanlarla çevrili yeşil arazi üzerine ''beyaz zambaklar'' gibi dizilen uçsuz bucaksız mezar taşlarının bulunduğu Potoçari'de toplanan kalabalık, savaşta kaybettiği yakınları için dua ediyor ve gözyaşı döküyor. ...</description><author>Oguz</author><category>Okunma: 30</category><pubDate>11.Tem.2010 20:43:50</pubDate></item><item><title>Selam Forumdaşlar</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5965-selam_forumdaslar.html</link><description>Aranıza yeni katılan bir forum uzmanı olarak yeni modifiyelerle paylaşımlara süs katmayı umuyorum ;)...</description><author>akil</author><category>Okunma: 58</category><pubDate>09.Tem.2010 10:57:15</pubDate></item><item><title>Aşk Yürekler De Soğumadan Gel</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5963-ask_yurekler_de_sogumadan_gel.html</link><description>Aşk Yürekler De Soğumadan GelHadi gel!Bir çizik çek üstüne, Bırak bizi üzen her ne varsa mazi de kalsın. Hiç bir şeyi düşünme,Hiç bir şeye aldırma. Pamuk ipliğine bağlıysa hayatlar, Bırak inceldiği yerden kopsun. Haydi gel, Uzat ellerini avuçlarım avuçlarım da yansın. Duygular tarumar olmadan Aşk soğumadan, Kimseye aldırmadan gir koynuma, Geceyi gündüzle söndürelim. Hadi gel! Esrarlı gecelerimin vazgeçilmez tutkusu!Yelkovanı rüşvete boğalım, Akreple buluşmasın,Ayrılığın cam kesiği acıları onları inletsin, Vuslat bizim olsun bu gece. Zifir karanlık gecelerde, çarmıha gerilirdi ruhlarımız,onun tik taklarını dinlerken. Bırak o bizim aşk nağmelerimizi dinlesin bu gece. Bırak sene de bir gün de olsa, Şuh kahkahalarımızla biz onu çarmıha gerelim bu gece.. Hadii gel! İstemem, Ne yıldızlardan taç yap saçlarıma, Ne de yakomozları topla gel avuçlarına.Sessiz sedasız aşkın ateşi ile gir koynuma, Tenin tenimle, Nefesin nefesimle işleşsin. Şehvetin korunu aşkın ocağında söndürelim bu gece. Hadi ge!...</description><author>Murat</author><category>Okunma: 73</category><pubDate>07.Tem.2010 00:38:38</pubDate></item><item><title>Seviyor sevmiyor...Seviyor sevmiyor</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5955-seviyor_sevmiyor_seviyor_sevmiyor.html</link><description>Seviyor sevmiyor...Seviyor sevmiyor Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış.Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde, kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış. Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da, rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış.Minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği mutlulukla uçmaya başlamış. Dağlar tepeler aşmış, ormanın her yerini dolaşmış.Derken bir vadiye gelmiş. Rengarenk çiçeklerin bulunduğu bir vadiye. Etrafına şaşkın şaşkın bakarken, vadinin öbür ucunda bir papatya görmüş. Bir anda afallamış. Ne düşüneceğini, ne yapacağını bilememiş. içindenNe muhteşem bir çiçek diye geçirmiş. Ve vakit kaybetmeden yüzlerce renkli, hoş kokulu çiçeğin üzerinden geçip doğruca onun yanında almış soluğu.Merhaba demiş papatyaya,sizi uzaktan gördüm ve yanınıza gelmek istedim..Nazlı papatya şöyle bir bakmış konuğuna ve Merhaba demiş,ben de yaln...</description><author>Murat</author><category>Okunma: 106</category><pubDate>30.Haz.2010 21:22:44</pubDate></item><item><title>DEPRESYONA REÇETE</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5954-depresyona_recete.html</link><description>DEPRESYONA REçETE öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama Yarım saat erkene kurulsun saatin. Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin.. Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin... Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin... Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin. Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart, çek kızarmış ekmek kokusunu içine, Bak güzelim kahvaltının keyfine. Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis, önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin.. çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile. Sonra koş git işine, dünden, önceki günden, Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla, Ohhh şöyle bir hafifle Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa... Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak çiçek görürsen kokla ,köpek görürsen okşa ,...</description><author>Murat</author><category>Okunma: 35</category><pubDate>30.Haz.2010 21:13:49</pubDate></item><item><title>İYİ VE KÖTÜ</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5950-iyi_ve_kotu.html</link><description> İYİ VE KöTü Hintli bir adam, suda çırpınan akrebi kurtarmak için parmağını uzatır, ama akrep onu sokar, hintli çabasını sürdürür,akrep tekrar sokar, onları seyreden birisi;vazgeç bu sevdadan baksana seni sokuyor der, hintli şöyle cevap verir; sokmak akrebin doğasında var,benim doğamda ise sevmek var, neden onun doğasında sokmak var diye ben kendi karakterimin bir parçası olan sevmekten vazgeçeyim.Bu Konu Murat Tarafından 30.Haz.2010 20:20:29 Tarihinde Düzenlendi...</description><author>Murat</author><category>Okunma: 26</category><pubDate>30.Haz.2010 20:18:41</pubDate></item><item><title>Verilen DEĞER .</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5945-verilen_deger.html</link><description>andard'>Verilen DEĞER .! Bir uçak yolculuğunda yan koltukta oturan bir adamın alyansını sağ elinin işaret parmağına taktığını fark eden yazar yorum yapmaktan kendini alamaz; ''Bayım alyansınızı yanlış elinize takmışsınız!'' Adam bunun üzerine;''Yanlış kadınla evlendim de ondan!'' diye karşılık verir. Ziglar bu anıyı aktardıktan sonra şöyle sorar; ''Peki ya bu adam doğru adam mı? Yani kadın doğru adamla mı evlenmiş? Yanlış seçilmiş bir insana doğru insanmış gibi davranırsanız sonuçta doğru insanla evlenmiş olmaz mısınız? Doğru seçilmiş bir insanla evlendiğiniz halde yanlış davranıyorsanı z yanlış bir evlilik yapmışsınız demektir çünkü.Doğru insan olmak doğru insanla evlenmekten çok daha fazlasıdır!'' Yazar kitabında şu öyküyü anlatır.. ''Yıllar önce Hawai''de başlık parasına benzer bir uygulama revaçtadır. Bir erkeğin sevdiği kızla evlenebilmesi için kızın ailesine belli sayıda inek vermek zorundadır. İnek sayısının 10 adet olması gerekmekle birlikte kızın özelliklerine göre bu sayı değ...</description><author>Murat</author><category>Okunma: 44</category><pubDate>27.Haz.2010 15:42:00</pubDate></item><item><title>TERÖRÜ KINIYORUM</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5940-teroru_kiniyorum.html</link><description> Bu Konu Murat Tarafından 20.Haz.2010 19:21:59 Tarihinde Düzenlendi...</description><author>Murat</author><category>Okunma: 58</category><pubDate>20.Haz.2010 19:04:52</pubDate></item><item><title>TOZ DEĞİL DOST OLUN</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5920-toz_degil_dost_olun.html</link><description>Arkadaş ve Dost Anlamını bildikçe anlam kazanan gerekli iki ölçüt.... Aslında Bakıldığında iki kıstas ta aynı ibi görünür hepimize...Fakat her güzel şeyde ayrımlar olduğu gibi bu iki kelime de ayrımlar yaşamış yıllardır..Ne demiş şair Bir trenin 2 rayi gibiyiz ayrı olsak ne cıkar...arkadaş bir raysa dostta ikinci raydır aslında insanın hayatında insanın yürüdüğü yolda onu yolunda tutan onu sımsıkı saran kollayan...bir cok örnek verebiliriz vermesine gelince örnekleri... birçok yaşanmışlıklar vardır muhakkak .... onun şusu bunun busu v.s. illlaki birinizin anlattıgı iyi ise digerinizin anlattıgı kötü olacaktır...BİZ DOSTUZ HEEYYYYYYYYYY NE OLUYOR BIZEEE diyebilendir aslında dost...Aslında hiç olmayacak bir şeyi bile olmaz şekilde konuşmayandır dost...Dost gercekci olandır demişler....acıcıdır demişler... Fakat unuttukları şey şu sanırım kişi zaten olacağı yada olmayacağı aslında en iyi bilendir...Dosta düşense arkadaşa düşense kardeşliğe düşende OLURU OLMAZI YAPILABİLİRİ YAPILAMAZI ACI ...</description><author>suleymano</author><category>Okunma: 85</category><pubDate>30.May.2010 20:28:18</pubDate></item><item><title>Mertlik</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5917-mertlik.html</link><description>MertlikGeçmişin büyük bilginlerinden biri, yorgun bitkin bir halde uzun bir yolculuktan dönmüş, ter ve kir ağırlığı da buna eklenmişti Yurduna yuvasına kavuşan bilginin ilk işi hamama gidip kendisine en fazla rahatsızlık vermiş olan kir ve terden kurtulmak oldu Hamamda kendisini yıkayan tellak görgüsü kıt biriydi Yıkanma kesesine dolan avuç avuç kirleri suya tutacağına “Ne kadar kirlisin” der gibi bilgin zatın önüne yığıyordu Keseleme işi devam ederken, tellak keselediği şahsın ilim sahibi biri olduğunu öğrenince, “Efendim madem siz derin bir bilginsiniz ‘mertlik nedir?’ bana açık seçik anlatır mısınız?” dedi Yıkanmakta olan büyük bilgin tellaka bir incelik dersi vermenin fırsatını yakalamıştı Şöyle dedi: “Mertlik, kimesinin ayıp ve kusurlarını yüzüne vurmamak, kirlerini kendisine göstermemektir” ...</description><author>Murat</author><category>Okunma: 41</category><pubDate>21.May.2010 23:06:05</pubDate></item><item><title>ARTniyetli</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5915-artniyetli.html</link><description>Artniyetli Bir çoğunuz belki bu hikayeyi biliyordur. Ama bilmeyen arkadaşlarımız olabilir.Bu yazıyı sonuna kadar okuyalım. önemli bir kaç ders var içinde.Hindistan’da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın yapıtlarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş ve onu “Renklerin Ustası” anlamına gelen Ranga Geleri olarak tanısa da kısaca Ranga Guru derlermiş. Onun yetiştirdiği bir ressam olan Racigi ise artik eğitimini tamamlamış ve son resmini bitirerek Ranga Guru’ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş. Ranga Guru; “Sen artık ressam sayılırsın Racagi. Artık senin resmini halk değerlendirecek.” diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve meydanda en görünen yere koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Racigi denileni yapmış.Racigi birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki tüm resim çarpılardan neredeyse görünmüyor. çok üzülmüş tabii. Emeğin...</description><author>Murat</author><category>Okunma: 42</category><pubDate>21.May.2010 22:46:48</pubDate></item><item><title>İmtihan</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5913-imtihan.html</link><description>İmtihanGeçmişin herkesin saygısını kazanmış derin hocalarından biri, yıllarca ders verdiği bir öğrencesini birgün karşısına aldı ve şöyle dedi: - Sen artık yılların tahsil ve terbiyesi sonucu belirli bir düzeye geldin Gerekli bilgileri nazari olarak kavradın Ama bu öğrendiklerinden sonuç çıkaracak yorum yapacak, gerektiğinde bunlardan yararlanacak hâle geldin mi bunu öğrenmek için sana bir soru soracağım Doğru cevap verdiğin takdirde sana icazet (diploma) vereceğim öğrenci: - Peki hocam, sorunuzu sorun, bilirsem beni serbest bırakın, ben de zaten bunu istiyorum, dedi Hoca sorusunu şöyle yöneltti: - Diyelim ben seni serbest bıraktım, ilk önce bir sıla-i rahim (yakın akraba ziyareti) yaparsın Memleketine giderken elbette köylerden yaylalardan geçeceksin Yolun üstünde davar sürülerine, çoban köpeklerine rastlayacaksın Varsayalım ki böyle bir yerde beş altı tane köpek birden sana saldırdı Nasıl kurtulursun? öğrenci cevap verdi: - Elimdeki sopa ile karşı koyarım - Sopa ile beş altı köpekle ...</description><author>Murat</author><category>Okunma: 35</category><pubDate>21.May.2010 22:38:38</pubDate></item><item><title>SanalAlemin ve Toplumsalilşkininyitik insanları</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5911-sanalalemin_ve_toplumsalilskininyitik_insanlari.html</link><description>Kolay hayat ister olduk kolay...Sevgimizi başımıza bela olmasın...İstediğimiz zaman olsunbir bilgisayarın düğmesinde yaşatmakhissetmek için çaba harcamayalım... Sanal dünya giriverdi hayatımıza tam da bu günlerde sanal insanları olduk hemen. Duygularımızdan korkar olduk...Hissetmek yok... Herşey bir yalan... Sanal alem değeri yok... Düşünemedik ki kablonun diğer ucunda gerçek insanlar oturuyor... dokunmayahissetmeyegöz göze gelmeye korkar olduk...bir bilgisayar bir kamera herşey tamam...İnsan başka ne isterki... Böylesi daha güzel bağlanma yok istemezse yok...Ne güzel hangi yoldan elde edildiğinin hiç önemli olmadığıkolay paranın peşinde koştuğumuzkolay seks gerçek ilişkiler sıkıyor biraz... Biri azıcık duygularından söz ettiğinde birden itici oluveriyor pırtımızı toplayıparkamıza bile bakmadan ordan uzaklaşıveriyoruz..Neden pekiyok saymakkorkuyoruz birilerinin gözlerine bakmaktan.Mekanik hayatlar mekanik sevişmeler istiyoruz...O kadar rahatladık ki artık.. sevmeye bile üşenir olduk......</description><author>jargon</author><category>Okunma: 64</category><pubDate>19.May.2010 20:36:16</pubDate></item><item><title>Bağışla</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5899-bagisla.html</link><description>Aziz Nesin Bağışla Flaşh Şiiri ...</description><author>Dorukcan</author><category>Okunma: 57</category><pubDate>11.May.2010 15:33:37</pubDate></item><item><title>İki Katlı Otobüsün Neresinde Oturuyorsunuz?</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5897-iki_katli_otobusun_neresinde_oturuyorsunuz.html</link><description>İki Katlı Otobüsün Neresinde Oturuyorsunuz? İki katlı otobüse bindiğinizde nereye oturursunuz? Oturduğunuz yer kişiliğiniz hakkında bilgi veriyor. Uzmanlar bir otobüs yolculuğudur ne olacak ki demeyip araştıma yapmışlar..Dr. Fawcett, nerede oturduğuna aldırmayan yolcu tipinin de olduğunu belirterek, “Bu tipler, bulundukları kaba göre şekil alabileceklerine inandıkları için otobüste kişiliklerine uygun yer kapmak gibi bir kaygıları yok. Biniyorlar, neresi müsaitse yolculukları boyunca orada duruyor ya da oturuyorlar” dedi.Dr. Tom Fawcett’e göre alt katın orta bölümünde oturanlar bulundukları ortamda genel hakimiyet kurmaktan hoşlanıyor. Otobüse biner binmez en arkaya ilerleyen yolcular ise, arka tarafta otobüsün yüksek koltuklarında oturmayı ve kendilerini “önemli hissetmeyi seven” kişiler olarak görülüyor.“Girişkenler” ise otobüsün alt katının ön koltuklarına oturuyor. Bu kişiler, herkesle selamlaşıp, konuşmayı seviyor ve otobüse binenleri görmek için ön kapıya yakın oturuyor.üst katın...</description><author>Murat</author><category>Okunma: 54</category><pubDate>09.May.2010 15:49:16</pubDate></item><item><title>Aldat Beni</title><link>http://www.dorukcan.com/forum-oku-5896-aldat_beni.html</link><description>Aldat Beni !!! SLM yaz... Tanışalım... adımı sor,yaşımı,peki nerde oturuyorum!!... memnun ol tanıştığına... hadi durma... birazda kendinden bahset... dürüstlüğünü açık sözlülüğünü anlat bana....durma aldat beni...samimiyim, içtenim ne kadarda farklı olduğumu söyle şu sanal duyguların içinde... resim mi!! sadece merak demek! tabi bak işte bu benim... çok mu güzelim, demek tatlıyım da... devam et... aldat beni!!üzüldün mü çıkacağım diye..ne zaman mı geleceğim... yarın... demek iple çekeceksin... hadi durma söyle... farklısın de yine, şanslı günüm bugün de bana... aldat beni!! bye...Durma bak geldim... gülücük at mutluluğunu hissettir... bir gül... kokmuyor dokunamıyorum kadife yapraklarına... ne farkeder değil mi... kırmızı bu da... hadi durma sen... aldat beni... tanıdıkça seviyor musun... birbirimize çok mu benziyoruz... evet... bak seninle her şeyimi ne kadarda umarsız kefilsiz paylaşıyorum... kalbim çok temiz demek... vakit nasılda geçiyor fark ettirmeden... hiç sıkılmıyorum ben de.....</description><author>Murat</author><category>Okunma: 36</category><pubDate>09.May.2010 15:46:08</pubDate></item></channel></rss>