<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>Dorukcan.Com - Köşe Yazıları için özet akışı..</title><link>http://www.dorukcan.com</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>Dorukcan@Dorukcan.com</webMaster><copyright>2oo8-2o10 © Copyright Dorukcan.com</copyright><language>tr-TR</language><item><title>İki Kere Hayır</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-112-iki_kere_hayir.html</link><description>Bu Referanduma İki Kere HAYIR İktidarda oldukları sekiz yıllık sürenin her gününde, bir farklı gerilimi, isteyerek, acemice hesapları ile ya da stratejileri gereği yaşattıkları halkımızın önüne, şimdi de iktidarlarını hem de yargı denetimi olmadan sürdürebilmelerine örtülü destek olacak sözde “daha çok demokrasi” ambalajlı bir oylama getiriyorlar. Ben referandum oylamasında; bildik oyunlara sapmadan, çifte adres, çifte kimlik kullanmadan, ölü halimi diri göstermeden, yani hile yapmadan aynı zarfın içinde tek oy görünümlü iki HAYIR oyu birden kullanacağım. Bu oylardan biri beynimin ve düşüncemin, diğeri ise yüreğimin ve duygularımın oy’u olacak. çünkü ben, düşünce ve duygularımla insanım. Düşünce ve duygularımla bu ülkeyi, örselenmeye, yıpratılmaya çalışılan değer ve kurumları ile büyük Atatürk’ ün kurduğu ve yurttaşı olmaktan gurur duyduğum bu cumhuriyeti çok seviyorum. Ve şimdi burada sıralanmasına hiç gerek olmayan sayısız söylemleri ve tavırları, samimiyetsizliği ve ince hesaplı ama...</description><author>uzungemici</author><category>Okunma: 17</category><pubDate>31.Ağu.2010 02:31:54</pubDate></item><item><title>Sevdalar Yorgun Olmalı</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-111-sevdalar_yorgun_olmali.html</link><description>Günaydın Sevgiliye Günaydın Gönlün Aydın Günaydın. Yaşamın merdiven basamaklarını tırmanırken, hangisi önce oldu bilemiyorum. Ne fark eder ki telefon yada bilgisayar, otururken, yürürken görünmeyen yüzlere sevgi sözcükleri yazmak… Daha ileri gidip bazen sevişmek. Yorgun vucudunu en geniş yerinden bir yere yerleştirip çayını kahveni yanına alarak parmakların bile heycanlanmadan özlediğin bir düşü şekillendirmek. Sessizliğin içinde bir ses beklemek… üstelik bütün bu olanakaların varken dudaklarını tuşa döndürmek, görmediğin gözlere methiyeler ya da sövgüler yağdırmak bu kadar kolay olmamalıydı. Dokunmak gözlerine bakmak gerekti “Emek ister” demişlerdi bize, “sevgi emek ister.” Yolunu gözlemek uğruna savaşmak gerekti sevgilinin, bazen bir ayak sesi bazen uzaktan serzenişi… Gönül ister ki çalınsın kapı, yüreğin gögüs kafesinden fırlayacak gibi bedenini sarssın. Belki de biz geç kalmışız sevgili. Zor sevdaların o anlatılamaz vuslat keyfini yaşamaya, sevgilinin gözyaşını silmeyi, gülen dudak...</description><author>Dorukcan</author><category>Okunma: 35</category><pubDate>01.Ağu.2010 02:08:01</pubDate></item><item><title>ANANEM MAMUTLA KAHVALTI…</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-110-ananem_mamutla_kahvalti….html</link><description> Tatil sabahının sekizi… Kenarlarında sardunya saksıları dizili bahçeye inen beton bir merdiven… Sarı yelekli , 80 yaşını devirmiş bir kadın… Bir elinde sımsıkı tuttuğu pembe ev terlikleri, bir elinde bazı sabahlar haşlanmış patates tavası, bazı sabahlar isepeynirli tost … Küçücük yavaş adımlarıyla bize kahvaltıya gelirdi ananem… Tatil sabahları mümkün değildi geç vakitlere kadar uyuyup sabah uykusunun tadını çıkarmak… Uykunun o en tatlı anında bir kadın başınıza dikilmiş“kalksana kızım yüreğim geçti. (Ananemin her acıktığında yüreği geçerdi … Hala tıp tarihi bu tabire uygun bir açıklama getirememiştir.) Hadi hadi, kalk kalk, çayı demle sofrayı hazırlasana’’ diyen sürekli bir ses… O anda herhalde biri yine masal kitabının kapağını açık unuttu ve bu tatlı cadı da süpürgesine atladığı gibi bizim evin yolunu tuttu diye düşünür yorganı sımsıkı kafa çeker “ya mamut bu sabah tatil bırak da azıcık daha uyuyayım’’ diye yakınmalarıma rağmen hiç vazgeçmezdi… Yorganımı yastığımı çeker hepimizi bi...</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 174</category><pubDate>04.Nis.2010 15:20:48</pubDate></item><item><title>Ben kendimi Şikayet Ediyorum …Ya siz ?</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-109-ben_kendimi_sikayet_ediyorum_…ya_siz.html</link><description> Her evimin penceresinden baktığımda karşı tepedeki ağaçlara imreniyorum… çünkü sadece ağaç olması yeterli bu dünyada varlığını sürdürmesi için… Karmaşık ilişkilere girmesi gerekmiyor… Ne anne olması gerekiyor ne de baba … iyi bir gelin,iyi bir eş, iyi bir kaynana ,iyi bir evlat, iyi bir kardeş ,iyi bir arkadaş… .v.s… v.s. Hiç bitmez olmaklar hayatımızda… Hep olmalıyız olmalıyız … Tabi ki olmalıyız…Siyah-beyazken hayat bu olmaklarla birlikte rengini bulur belki de … Ama çok zordur birden çok seni ayakta tutmak ve tek bir bedene bütün bu senleri sığdırmak …Kimiz biz… Hangisiyiz… Belki de hiçbiri değiliz… Ama hayatta bir şeyi çok iyi anladım asıl seni bu olduklarının başinakoymazsan , o hiyerarşi sağlayamazsanhayatta, bütün olmakların altında ezilirsin biranda… Etrafımdaki insanlara bakıyorum hep bir şeylerden şikayetçiler… Kimi çocuklarından şikayetçi, kimi annesinden , babasından … Kimi kardeşlerinden kimi de arkadaşlarından, okuldan,çalıştığı yerden şikayetçi… Ama kimse kendinden şika...</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 161</category><pubDate>19.Mar.2010 15:13:41</pubDate></item><item><title>BÜTÜN KADINLARIMIZA</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-108-butun_kadinlarimiza.html</link><description>BüTüN KADINLARIMIZA - 8 Mart için Eldeki günlük gazetenin ön sayfasından başlayarak (seri ilanlar ve spor sayfaları da dahil olmak üzere) arka sayfasına kadar, sertlik derecesine göre sıralanmış kadına yönelik şiddet, sömürü, taciz ya da benzeri aşağılama haberlerine, gün sektirmeden rastlıyor isek bu ülkede değil “emekçi kadınlar günü” hiçbir günün kutlanması hiçbir anlam taşımaz. Biliyoruz ki, sevgililer günü gibi benzeri özel gün kutlamalarına, “kapitalizmin tüketim toplumu yaratmadaki kararlılığının kırbaç şaklatmasıdır” diyerek karşı çıkan kimilerimiz bu özel günde izin alınabilmiş meydan ya da sokaklarda, salonlarda halaylar çekecek ve ellerinde geçtiğimiz yıllardan hiçbir farklılık taşımayan slogan çubukları taşıyacaklardır. çok nitelikli malum siyasi şahsiyetlerimiz “belki üç-beş oy da buradan çıkar, kimselere kaptırmadan ben kapayım” düşüncesi ile esasında pek umurlarında olmayan, içi boş, ezberlenmiş sözcüklerle dolu kutlama ve sözde taahhüt mesajlarını kameralar önünde sıra ...</description><author>uzungemici</author><category>Okunma: 100</category><pubDate>11.Mar.2010 00:06:43</pubDate></item><item><title>sadakatin resmi</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-107-sadakatin_resmi.html</link><description>Soğuk bir rüzgar esti alabildiğine sert, can acıtan, insanın ta içine işleyen düşünce içimde bir yerler acıyor başka eller,başka tenlerde hayat bulan bedenler... Hani tek benimdi öpülesi dudaklar hani tek sarılacak beden benimkiydi,şimdi geç kalınmışlıkların acısını çıkarırcasına sarıl bana , bedenimiz tekrar hayat bulsun avuçlarımızda, limanın ben olmayayım her başka tenlerin sonunda hadii aşkla, sevgiyle ,sadakatile sarıl banaaa......</description><author>beray</author><category>Okunma: 160</category><pubDate>25.Şub.2010 15:38:33</pubDate></item><item><title>SEVDANIN YONGASI HASRET...</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-106-sevdanin_yongasi_hasret.html</link><description>Beklerim seni... öyle bir beklerim ki seni ... Canım yanar pencerelerde... Yağmur damlaları vururken cama, yüzün bana yansır ... Karanlıkta... Damlaları geçerken sen, bir kez daha yüreğim kavrulur ... Şu insan denilen yaramaz kapta... Hasret diyorlar sevdanın yongasına ... Kalbimin üzerinden canımı acıta acıta sıyırıyorlar seni ... Ve sonrada bunun adına ayrılık diyorlar zalimce... Kimbilir kaç sabah uyandın bensiz... Kimbilir kaç mevsimi yaşadın bensiz ......</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 145</category><pubDate>06.Şub.2010 15:39:11</pubDate></item><item><title>SARDUNYALAR ARASINDA BİR KADIN</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-105-sardunyalar_arasinda_bir_kadin.html</link><description>Sardunyalar arasında bir kadın ... Her sabah el sallar bana... Elleri dokunur ruhuma ... Sardunyalar arasında... Sardunyalar arasında bir kadın... Açılır kolları yaşama... Denktir kolları kumru kanatlarına ... Sardunyalar arasında... Sardunyalar arasında bir kadın... Bir yanlızlık vakti düştü yollara... Belli kibir çiğ damlası tüttürmüştü yüreğini ... Sardunyalar arasında......</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 74</category><pubDate>06.Şub.2010 15:31:30</pubDate></item><item><title>AYRILIKLARDAN KIRAĞI ...</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-104-ayriliklardan_kiragi.html</link><description>Körpecik bir gelincikti...Ayaklarına güneş çalmamış... Ne zaman kayalıklara dikse gözlerini... Bakışlarındaki ceylan gizlenirditaşların arasına... Bir daha bulunmamak istercesine... Ne zaman dillerini türkü eylese rüzgaraYüreği yaprak gibi savrulurdu dikenlerin arasına... Bir ağıt yükselirdi gelincik yaprağına ...Kökünde direnirken gelincik Boynunda inci gibidizilen çiğ damlaları Şimdi bedeninde ayrılıklardan bir kırağı... ...</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 76</category><pubDate>06.Şub.2010 15:29:32</pubDate></item><item><title>An işte o an..</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-103-an_iste_o_an.html</link><description> öyle sıkıldımm ki öyle çok sıkıldımm ki ben bu hayattan alıp başımı bir yerlere gidesim var.. Düşünüyorum da bazen hayat mı bize yön veriyor biz mi hayata belli değil.. Sen hayatı sıkı sıkı tutarsan eğer o da seni tutuyor, şayet bırakmışsan tutmayı hayat seni çooktan bir yerlerde unutmuş oluyor.. Kelimelerin anlamsızlaştığı an şuan, zamanın yaşamaya müsade etmeden çılgınca kaçıştığı an ,an derken bile anı anlamdan geçiren ve sana verilen nefesin kıymetini bilemeyen ömürlerin tüketildiği yaşam... Ne istiyorum bu yaşamdan, alıp veremediğim çok şeyin hesabını sorduğum tek bana ait şey. Bilmem ona sorsanız oda memnun değildir herhalde benden ve sıradanlığımdan, sinirlerimden, öfkelerimden onu beğenmemenden, isyanımdan feryadımdan kimbilir.. Duygusuzca bir o kadarda duyguluca geçirdiğim yaşantımın iğde agacında sallanan anları ve etrafa verdiğim gülücüklerin altı hepsi geçeçek.. Takdir bana nefesimi, kanımı, kalp atışlarımı verenin.. ...</description><author>beray</author><category>Okunma: 78</category><pubDate>27.Oca.2010 11:39:24</pubDate></item><item><title>Huzur ve Sukut</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-101-huzur_ve_sukut.html</link><description>Ey huzur seniHisettiğim yerdesin sinemin üstündeKalbimin icindesin Başım bir başka sukutta seninle Gövdemin içinde Bir duru su gibisin Canım çanak olmuş yoluna Dolar dolar boşalır saflığınlaİçerim seniYudum yudum Doyamaz bu can tadına... ...</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 327</category><pubDate>20.Oca.2010 21:01:52</pubDate></item><item><title>Hiç Sen Olmak İstemedim</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-100-hic_sen_olmak_istemedim.html</link><description>Benim şehrim her yanı ölümsüzlükle kokan Kucağı sürekli mavi papatyalarla dolup taşan Şehrim, Acı çeksem bile ateşten kanatlarla Yükseldim günahkar göğsüne. Bir zamanlar efsaneydim ben Aynen senin gibi Kanatlarımda parlak yıldızlar vardı. önce yaşadığım bir peri masalıydı Kanatlarım ateş üstüne yıldız desenli, Yere göğe ışıklar saçardı Sen acımasızca beni içine çektin Ama yine de bekledim, gidemedim Beni azad et dedim, Vazgeçmedim ben olmaktan. Ama yine de gidemedim. Balkonda yağmur bekleyen , Begonyalar gibi bekledim. Sessiz bir direnişle Bekledim seni ve beni Karışırken ben sana Omuzlarımda bir acı, Denize kavuşan bir ırmak gibi inledim. Ben sen olurken, önce yıldız desenlerim düştü suya , Ateşten kanatların söndü sonra. Ben sen olurken, Deniz olmak istemeyen bir ırmak gibi inledim. Şehrim beni azad et dedim Ben karışırken sana Hiç sen olmak istemedim...</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 86</category><pubDate>20.Oca.2010 20:56:53</pubDate></item><item><title>ÇIKRIKLAR</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-99-cikriklar.html</link><description>Zamandökülür bir bir yüreğimin çıkrıklarından Mevsimler gelir geçerdeNe küçük ne de büyük çıkrıklar vazgeçer ritminden Yaralar küçük çıkrıklarınarasındaMutluluklar ise büyük çıkrıklarınarasında gizlenirken İyileşmeye çalışır zamandankalmakırılmışlıkların… Dişliler dönerkenacısıyla tatlısıyla sende dönersin durmaksızın Ardında kaldığını sandığın her bir çıkrık dişlisi Mutluluk öncesi yada sonrası… Bir bedeldir durmadan karşına çıkan...</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 58</category><pubDate>20.Oca.2010 20:51:41</pubDate></item><item><title>UÇURTMA USTASI</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-98-ucurtma_ustasi.html</link><description>Abimdenöğrendim uçurtma ustalığını üç çıta derdi abim bir de çakı Biraz tutkalın oldu mu, birazda ipin Ne engeldi ki mavi uçurtmanın rüzgarıyla vuslatına Uçurtma uçurmayı abimden öğrendim ben Ne zaman uçurtma görsem Yüreğimde bedenimi saranbir rüzgar çıkar aniden Zamanın en beyaz sayfasına Yani çocukluğuma resmedilmiş Mavi uçurtmambelirir birdeniçimde Ben koşarım içim yükselir gökyüzüne İpini çekerim selam verir İzleri içimde gizli , yitirdiklerime...</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 65</category><pubDate>20.Oca.2010 20:47:25</pubDate></item><item><title>SÜREKLİ GİDEN TRENLER</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-97-surekli_giden_trenler.html</link><description>Bir kış akşamı farkettim ki yüreğim derin uykudaymış meğer... Gözlerim dağın ardında onun gölgesinde kalmış meğer... Gittiği yönü bilmeyenbir nehir gibi karanlık içim bilmiyorumneden ?Şimdi İçimde durmayan,sürekli giden trenler , Beni onsuzluğa saplayan yakınsızlığa mahkum eden trenlerMeğer okunduğu gibi iki kişi üstüneyazılmıyormuş sevgiler... Yazılsa bile siliyormuş sürekli giden acımasız trenler.......</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 74</category><pubDate>20.Oca.2010 20:39:20</pubDate></item><item><title>DİLİNE YAREN EYLEME HANÇERİ</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-96-diline_yaren_eyleme_hanceri.html</link><description>Geçmez derdi anannem dil yarası...Gönüle saplandı mı bir kere dil ... Hiçbir hekim yoktur dili çıkarabile yürekten... Sen ki derdi çocuk diline yaren eyleme hançeri... öyle diller çıkacak ki karşına ... Dilin ucunda yürek yok...Kışkırtacak senigönlün ... Hançerolup batmak isteyecek... Yut o hançeri çocukDil yarası geçmez derdi annanem...Sen ki Yaralayanlardan olma ...Bırak yüreğin kor ateşe dönüştürsün... Yuttuğun hançeri... Bırak yaksın seni ...Yanmadan erimez kötü olan...Sen yandıkça kötü olan erir çocuk...Kötü olan eridikçe... Gül yaprağına döner yüreğin... Sen yaralayanlardan olma cocuk ... Dil yarası geçmez derdi anannem... ...</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 63</category><pubDate>19.Oca.2010 21:57:16</pubDate></item><item><title>Yeni bir yıl, yeni bir başlangıç..</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-95-yeni_bir_yil_yeni_bir_baslangic.html</link><description>Yaşam ne duru bir su,ne yağan bembeyaz kar,ne sabah güneşinde açmış bir çiçek, ne yeni yıl umutlarla gelen, ne 17 yaşın saflığı,nede 28 yaşın aldatılmışlığı.. Ardımda ne varsa silinsin işte iyisiyle kötüsüyle ört örte bildiğin kadar.. Yaşantıma dair çirkinlikleri,sus susa bildiğin kadar.. Hadi yeniden başlat hayatımı!Daha dün ağlama sesimde duyulan merhabayla, kalbimdeki acıyı ,hüznü sil ellerindeki kanımla, henüz adımlanmamış yolun ,söylenmemiş sözün olayım, tertemiz yüreğime konan sevgi kıpırtında.. Hadi yeniden başlat zamanı, göz yaşımdan arınmış bedenimde.Ver yeni hayatımı yeni umutlar,yeni başlangıçlar, açılan tertemiz sayfalar..2010 yılında herşey gönlünüzce olsun.Yeni yılınız kutlu olsun.....</description><author>beray</author><category>Okunma: 78</category><pubDate>31.Ara.2009 11:52:06</pubDate></item><item><title>Sen olmak..</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-94-sen_olmak.html</link><description>Gözün, kulağın olmak istiyorum.. Ellerin, ayakların, beynindeki karmaşık düşücelerin anlıyacağın ben sen olmak istiyorum..Uçsuz bucaksız damarlarındaki kanın, tenindeki terin, yüreğindeki atışların ben sen olmak istiyorum. Attığın her adımda, ağzındaki her tatta, ellerinle tuttuğun herşeyde ben sen olmak istiyorum... Yaşamın her anında, soluduğun havanda oksijenin, gezdiğin her yerde yolun, durup dinlendiğin ben olayım, duyduğun her seste, gördüğün her yerde ben sen olmak istiyorum sen, gayrı sende ben ol ben.....</description><author>beray</author><category>Okunma: 158</category><pubDate>17.Ara.2009 11:44:24</pubDate></item><item><title>GİDİŞ GÜNCESİ</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-93-gidis_guncesi.html</link><description>Birer inci tanesidir gidenler ...Avuçlarımda Sımsıkı tutamadığım... İpeklere sarsan pamuklarda yatırsan... Gökyüzünü örtsen üstüne...Ayaklarının altına avuç avuç bulutlar serpsen...Yine giden gider...İlk giden sırtımda ki karlı dağımdı... İkincisi babamdan yadirgardı...üçüncü gidende dallarına bir serçe gibi... Sığındığım çınarımdı…Vakti geldi mi giden gider... Tutamazsın inci tanelerini…24/07/2006 SON YASINMIS BİLEMEDIM…BİLSEYDİM SIMSIKI TUTARDIM ELLERİNİ BIRAKMAZDIM SENİ….CIKIP GİTTİGİN KAPILARINA GOVDEMİ DAYARDIM VARGüCüMLE, İZİN VERMEZDİM AçILMASINA...PENCEREMİ öRTERDİM GİTMELERİN İçERİ GİRMESİNE İZİN VERMEZDİM…ZAMANIN öNüNE GECER YELKOVANA AKREPE VARGUCUMLE ASILIRDIM...İZİN VERMEZDİM İLERLEMESİNE…SENİNLE GECEN ZAMANLARIMDA DURDURURDUM ONLARI...19/12/2008 KİM SIRTIMI SICAK TUTACAK KAZAK ORECEK BANA...SABAH KİM ARTIK BENİ TERLİK SESİYLE UYANDIRACAK… KİM KINALI ELLERİYLE ELİMİ TUTACAK…. KUCUCUK BIR KADINDIN SEN AMA NE ZAMAN SANA YASLANSAM BİR CINAR GİBİ SARARDIN KOLLARIN BENİ… SANKİ ...</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 108</category><pubDate>12.Kas.2009 16:34:31</pubDate></item><item><title>MAVİ PABUÇLU İNSANLARIN ÜLKESİ II</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-92-mavi_pabuclu_insanlarin_ulkesi_ii.html</link><description>Yaşamı hep acılar üstüne dokunmuştu ... Renkleri siyah bir desenle kaybolmuş Bir kilim gibi... Mavi pabuçlu insanların hikayesini çalmalıydı... Ancak hikayeler çaldıkça heybesi doluyordu gezginin... Bütün pabuçları toplamalı, pabuç yetişen topraklara zehir saçmalıydı... Hüzün yavaş yavaş ülkenin kapısına dayanmıştı... Aşkla, sevgiyle yetiştirdikleri tüm pabuçlar yok olmak üzereydi... İçinde papatyalar,nergisler yetiştirdikleri pabuçları... Bir bir yanıyordu... Hayatları boyunca inandıkları herşey, kötü kahkahalar arasında yok oluyordu... Gezgin insanların en lezzetli yerini yüreğini,yüreğin içindeki maviyi mavinin içindeki sevgiyi yok ettiğini sanıyordu... Siyah ipince bir ipi, insanların yüreğine doluyordu sürekli... Nergis kokmadan sıyrılıyordu ayaklar mavi pabuçlardan... Toprak bir ateş çıplak ayaklara değen... Bir bir kavruluyordu mavi pabuçlara dikilen bedenler... Ta ki ayakları nergis kokulu üstadlar tepeden ininceye kadar ... Nergis kokulu üstadlar ateşin üstünde bir su gibi yür...</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 68</category><pubDate>12.Kas.2009 16:21:22</pubDate></item><item><title>BİTMEYEN RESİM</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-91-bitmeyen_resim.html</link><description>Bir gün resmini çizdim... Bir çınarın dibindeydin... Düşünceli ve kederli... Gülümsemeni unutmuşum... Bağışla Beni... Seni beklerken hergün... Bir birşey daha ekledim resmine... Gün geldi köklerini çogalttım çınarın... Arkana yaslandığında kendini güçlü hissedesin diye... gün geldi dere ekledim, taşköprü ekledim... ayaklarina yol olsun seni bana getirsin diye... Aylar geçti yine gelmedin... Kuşlar ekledim, saçlarını savuran rüzgarlar ekledim... ve bir sen daha ekledim... Bu sefer arkan dönüktü yüzünü göremedim... Karabulutlar ekledim... Hatta yıldırımlar düşsün başına istedim... Ama gel gör ki sevda yüreği ... Varmadı çizmeye elim... Yine gelmedin... Ve bir sen daha bir sen daha ekledim ... senler çogalirken bu resimde, sensizlik hasretten çiviler çakiyor yüreğime... O kadar çok senler var ki bu resimde... Sen gelmedin ki ben sığmadım bu resme... Bensizlik bu resimde sensizlik yüreğimde....</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 170</category><pubDate>23.Eki.2009 14:57:41</pubDate></item><item><title>YOLLAR</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-90-yollar.html</link><description>Yollar… Bitmez misin hep gider misin... Ayaklarımın altından... Yorulmaz mısın sen, Hep niye gidersin... Yollar … Dağlar aşarsın da... Tepelerden geçersin fırtınaları yararsında... Beni niye sevdiğime kavuşturmazsın… Yollar… Sen durmazsın mesafeler koyarsın sevenlerin arasına... Ayrılıklardan çiviler çakarsın ayaklarımın altına... Gecelerime ayaz gibi saplanırsın Yollar... Yorulmaz mısın sen hiç... Ben koşsam sen benden de hızlı koşarsın... Dursam sen durmazsın... Ne zaman yetişsem sana sadece gidişlerime... Yolu gösterirsin... Dönüşlerime geçit vermezsin......</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 156</category><pubDate>21.Eki.2009 11:31:05</pubDate></item><item><title>Bir çiğ damlası olsam</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-89-bir_cig_damlasi_olsam.html</link><description>Bir çiğ damlası olsam... Bir papatyanın yaprağına işleseler beni... Sonsuza kadar koparmasalar papatyamı... Yapragımdan ayırmasalar beni... Ama bencillik benimkisi... Bir masal anlattı Ananem bana... Papatyalarla ilgili... Sevdalılara adamis herbir papatya kendisini... Herkes sanır ki bir yaprak seviyor diğer yaprak sevmiyor seni... Ama kimse bilmezki papatya adanmışlığın simgesi....</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 232</category><pubDate>10.Eki.2009 15:41:05</pubDate></item><item><title>NERGİSLERİ KAVURUYORUM YÜREĞİMDE</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-88-nergisleri_kavuruyorum_yuregimde.html</link><description>Günler tükeniyor... ömrümüzün incileri dökülüyor kum saatinden... Ne zaman yağmur sesi duysam atıyorum kendimi pencerelerden … İliklerime kadar yağmur... iliklerime kadar sen...Bir su gibi akıyorsun içime sen giderken...ve ben düşüyorum yere paramparça... Tükeniyorsun benim düşlerimde...Tutunamıyorum artık düşlerime...Düşler kuramıyorum sevdalar üstüne...sevdamızın üstüne...Sabahları hala sensiz uyanıyorum...Seni arıyorum nefes aldığım her yerde...Bana giderken bıraktığın nergisleri kavuruyorum bir bir yüreğimden....</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 153</category><pubDate>07.Eki.2009 13:13:01</pubDate></item><item><title>Mavi Papuçlu İnsanların Ülkesi</title><link>http://www.dorukcan.com/english-koseyazi-goster-87-mavi_papuclu_insanlarin_ulkesi.html</link><description> Her şey sihirliydi bu ülkede Buram buram nergis kokardı her yerinde Yalnızlık giremezdi Ne zaman kapıyı çalsa Boynu bükük ayrılırdı buradan Evleri vardı mini mini İnsanları vardı neşeli İnsanlar o günlerde asmanın altında Sohbetler etmeyi çok severdi Mavi pabuçlu insanların ülkesinde İnsanlar kendilerini , Yürekleri ayaklarını geçip kök salsın diye Pabuçlarının içine dikerlerdi...Ayaklar yüreklere erdiğinde pabuçlar patlar Ayaklar nergis kokardı... Bu ülkenin insanları pabuçlarına çok inanırlardı. Papatyalar açarken, karıncalar yürürken bilirdi ezilmeyeceğini Mavi pabuçlu insanların ülkesi çalışmayı çok severdi Sabah tanyeri ağarırken uyanırlar Günbatımına kadar tarlalarına mavi pabuç tohumları ekerlerdi.Evlerinin penceresi “ayakları nergis kokan üstatlar tepesi” ne bakardı Her sabah güneş bu tepeden doğardı Nergis yaprakları üstatların elinde mavi pabuçlara dönüşmenin keyfiyle Kavrulurdu bu tepede ... Ve bir gün bir gezgin geldi mavi pabuçlar ülkesine Güler yüzle karşıladılar bu gezg...</description><author>taklamakan29</author><category>Okunma: 180</category><pubDate>01.Eki.2009 14:11:42</pubDate></item></channel></rss>